Yabancı basın ve sağlık raporlarından Dusan Vlahović sakatlığı
Dusan Vlahović söz konusu olduğunda son dönemde en fazla konuşulan başlıklardan biri, 2025 yılının sonunda yaşadığı ciddi adductor sakatlığı. Futbolcunun geçmişine yalnızca “uzun süre sakat kaldı” başlığı üzerinden bakmak ise tabloyu gereğinden fazla karamsar gösterebilir.…
Dusan Vlahović söz konusu olduğunda son dönemde en fazla konuşulan başlıklardan biri, 2025 yılının sonunda yaşadığı ciddi adductor sakatlığı. Futbolcunun geçmişine yalnızca “uzun süre sakat kaldı” başlığı üzerinden bakmak ise tabloyu gereğinden fazla karamsar gösterebilir. Burada yapılması gereken, sakatlığın niteliğini, tedavi biçimini, dönüş sürecini ve sonrasında yaşanan fiziksel problemleri ayrı ayrı değerlendirmek. Amaç Vlahović hakkında kötü bir gelecek öngörüsü yapmak değil; özellikle yüksek maliyetli bir transfer söz konusuysa sağlık kontrolünde hangi noktaların daha yakından incelenmesi gerektiğini ortaya koymak.
Basit Bir Kasık Zorlanması Değildi
Vlahović, 29 Kasım 2025’te oynanan Cagliari karşılaşmasında sol kasık bölgesinden sakatlandı. Juventus’un birkaç gün sonra yaptığı resmi açıklamada problem, sol adductor longus kasının kas-tendon birleşkesinde “yüksek dereceli” bir yaralanma olarak tanımlandı. Bu ifade önem taşıyor; çünkü futbol dünyasında sık görülen ve birkaç haftalık dinlenmeyle atlatılabilen sıradan bir adductor zorlanmasından daha ciddi bir hasara işaret ediyor.
Daha sonraki açıklama yaralanmanın boyutunu daha net ortaya koydu. Sol adductor tendonunda avulsiyon bulundu ve cerrahi onarım gerçekleştirildi. Avulsiyon, tendonun yapıştığı bölgeden ciddi biçimde ayrılması veya kopması anlamına geliyor. Vlahović’in ameliyata alınmış olması da yaralanmanın hafif bir kas problemi olmadığını gösteriyor.
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken noktalar tendonun kemiğe tutunduğu bölgenin mevcut durumu, ameliyat sonrasında oluşan dokunun kalitesi, iki bacak arasındaki adductor kuvvet farkı ve futbolcunun maksimum şiddette şut ve sprint sırasında herhangi bir ağrı veya kuvvet kaybı yaşayıp yaşamadığıdır. Ancak bu tespitler, Vlahović’in bundan sonra mutlaka aynı sakatlığı yaşayacağı anlamına gelmez. Cerrahi olarak tedavi edilmiş ciddi kas-tendon yaralanmalarından sonra elit sporcuların yüksek seviyede futbola dönebilmesi mümkündür. Buradaki mesele bir kötü öngörüde bulunmak değil, geçmişte ciddi biçimde hasar görmüş bir bölgenin bugünkü durumunu normalden daha ayrıntılı incelemektir.
Yaklaşık Dört Aylık Rehabilitasyon
Vlahović’in ameliyattan sonra sahalara dönüşü yaklaşık dört ay sürdü. İtalyan basınındaki hesaplamalara göre futbolcu 112 gün civarında maçlardan uzak kaldı ve Mart 2026’da yeniden takım çalışmalarına ve maç kadrolarına dönmeye başladı.
Bu sürenin uzunluğu ilk bakışta olumsuz görülebilir, ancak yaralanmanın niteliği düşünüldüğünde şaşırtıcı değildir. Tendonun cerrahi olarak onarıldığı yüksek dereceli bir adductor sakatlığında rehabilitasyonun birkaç hafta içerisinde tamamlanması zaten beklenmez. Asıl önemli olan yalnızca oyuncunun kaç gün oynamadığı değil, dönüş aşamasında eski kuvvet, esneklik ve patlayıcılık değerlerine ne ölçüde ulaştığıdır.
Bugün yapılacak bir sağlık kontrolünde yalnızca MR görüntüsünün yeterli görülmemesi gerekir. Adductor kuvvet testleri, kalça çevresi kaslarının dengesi, sprint sırasında üretilen kuvvet, ani yön değiştirmelerdeki biyomekanik yapı ve özellikle güçlü şutlarda sol kasık bölgesinin verdiği tepki incelenmelidir. Yine burada amaç “112 gün sakat kaldı, dolayısıyla bundan sonra sorun yaşayacaktır” şeklinde bir sonuç çıkarmak değildir. Tam tersine, uzun ve kontrollü rehabilitasyon futbolcunun sağlıklı dönüşünü sağlayan olumlu bir unsur da olabilir. Dikkat edilmesi gereken şey rehabilitasyonun ne kadar sürdüğünden çok, sonunda hangi fiziksel seviyeye ulaşıldığıdır.
Dönüş Sonrasında Yaşanan Soleus Sakatlığı
Vlahović’in adductor ameliyatından dönmesinden kısa süre sonra Nisan 2026’da bu kez sol baldırındaki soleus kasında düşük dereceli bir lezyon tespit edildi. Bu yeni problemin adductor sakatlığının tekrarı olmadığının altını çizmek gerekiyor. Anatomik olarak farklı bir bölge ve farklı bir kas grubundan söz ediyoruz.
Bununla birlikte uzun süre futboldan uzak kalan oyuncuların yeniden yüksek maç temposuna çıkarken farklı kas gruplarında problemler yaşaması spor hekimliğinde dikkat edilen konulardan biridir. Aylar süren rehabilitasyon sonrasında koşu mekaniği, yük paylaşımı ve kaslar arasındaki denge yeniden oluşturulurken başka bölgeler normalden farklı yük taşıyabilir.
Bu nedenle Vlahović değerlendirilirken yalnızca ameliyat edilen adductor bölgesine değil, sol bacağın tamamındaki kuvvet dağılımına bakmak gerekir. Soleus, hamstring, quadriceps, kalça çevresi ve adductor kaslarının birbirleriyle olan dengesi önemlidir. Fakat Nisan ayındaki soleus sakatlığını doğrudan önceki ameliyata bağlamak için elimizde tıbbi kanıt bulunmuyor. Dolayısıyla bu gelişme “vücudu artık sakatlık üretmeye başladı” şeklinde okunmamalı. Yalnızca uzun rehabilitasyon sonrasında ortaya çıkan ikinci bir kas problemi olduğu için sağlık kontrolünde yük dağılımının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor.
Aynı Bölgede Yeniden Rahatsızlık Bildirilmesi
Mayıs 2026’nın sonlarında Vlahović’in yeniden adductor bölgesinde rahatsızlık hissettiğine ilişkin haberler çıktı. Ancak burada ilk sakatlıkla aynı seviyede bir yaralanmadan söz edilmiyor. İtalyan basınındaki ifadeler daha çok “kas yorgunluğu” veya “hafif rahatsızlık” şeklindeydi. Yeni bir tendon kopması, yüksek dereceli yırtık veya ameliyat bölgesinde yeniden ciddi hasar oluştuğunu gösteren resmi bir açıklama bulunmuyor.
Yine de geçmişte ameliyat edilmiş bir bölgede birkaç ay sonra yeniden rahatsızlık hissedilmesi doğal olarak dikkate alınması gereken bir veri. Sağlık kontrolünde özellikle ameliyat bölgesinde kronik hassasiyet bulunup bulunmadığı, kasın yük altında verdiği tepki, tekrarlayan inflamasyon olup olmadığı ve futbolcunun arka arkaya yoğun maç temposuna nasıl cevap verdiği araştırılmalı.
Beşiktaş sağlık ekibine çok iş düşüyor…
Ama bu noktada da çizgiyi doğru çekmek gerekiyor. “Aynı bölgede yeniden ağrı hissetti” bilgisi ile “sakatlık nüksetti” bilgisi aynı şey değildir. Eldeki belgeler ikinci sonucu doğrulamıyor. Bu nedenle bunu gelecekte mutlaka yeniden sakatlanacağının işareti olarak sunmak doğru olmaz. Sadece daha önce cerrahi müdahale görmüş bölgede sonradan da kısa süreli şikâyet oluştuğu için dikkatli değerlendirme gerektiren bir unsur olarak kabul edilmelidir.
Eski Kasık Problemleri de Dosyaya Eklenmeli
Vlahović’in sağlık geçmişini yalnızca 2025’teki ameliyat üzerinden değerlendirmek de eksik olur. Juventus kariyerinin daha önceki döneminde de pubalgia ve kasık bölgesi problemleri nedeniyle maç kaçırdığı biliniyor. Pubalgia ile adductor tendon avulsiyonu aynı sakatlık değildir; bunları tek bir kronik hastalığın devamıymış gibi değerlendirmek yanlış olur. Ancak anatomik olarak birbirine yakın bölgelerde oluşmaları nedeniyle sağlık kontrolünde birlikte ele alınmaları mantıklıdır.
Bu noktada doktorların bakması gereken temel soru, oyuncunun kasık-kalça kompleksinde uzun süredir devam eden bir biyomekanik yatkınlığı bulunup bulunmadığıdır. Kalça hareket açıklığı, abdominal kaslarla adductorlar arasındaki kuvvet dengesi, pelvis stabilitesi ve geçmiş pubalgia belirtileri bu nedenle önem kazanır.
Ancak geçmişte birden fazla kasık problemi yaşamış olmak tek başına “kronik sakat oyuncu” tanımı için yeterli değildir. Futbolcuların kariyerleri boyunca aynı anatomik bölgede farklı sebeplerle problemler yaşayabilmesi mümkündür. Buradaki amaç geçmişteki her rahatsızlığı birbirine bağlayarak karamsar bir senaryo oluşturmak değil; olası ortak risk faktörlerinin bulunup bulunmadığını araştırmaktır.
Transferde Asıl Sorulması Gereken Soru
Vlahović gibi yüksek seviyede ve yüksek maliyetli bir santrfor değerlendirilirken asıl soru “Daha önce ciddi sakatlık geçirdi mi?” olmamalı. Bunun cevabı zaten evet. Asıl soru, bugün o sakatlıktan fiziksel olarak ne ölçüde çıkmış durumda?
Bir futbolcunun geçmişinde ameliyat bulunması tek başına transferden vazgeçmek için gerekçe değildir. Modern spor hekimliğinde çok ağır kas ve tendon yaralanmalarının ardından eski performans seviyesine dönen çok sayıda sporcu bulunuyor. Aynı şekilde oyuncunun tekrar maçlara çıkmış ve gol atmış olması da tek başına bütün risklerin ortadan kalktığını kanıtlamaz.
Vlahović için yapılacak kapsamlı sağlık kontrolünün standart MR ve fizik muayenenin ötesine geçmesi bu nedenle önemli olur. Sol adductor tendonunun yapısal durumu, sağ-sol kuvvet simetrisi, sprint testleri, maksimum şut sırasında kasık bölgesindeki kuvvet üretimi, kalça hareket açıklığı, soleus ve diğer alt ekstremite kasları arasındaki denge, pubalgia geçmişi ve yoğun maç yüküne verdiği cevap birlikte değerlendirilmelidir.
Sonuçta eldeki tablo Vlahović için “sakattır, yeniden sakatlanacaktır” demeyi desteklemiyor. Fakat “geçmişte olmuş bitmiş bir sakatlık, artık üzerinde durmaya gerek yok” demek de aynı ölçüde yanlış olur. Ciddi bir adductor tendon yaralanması geçirmiş, cerrahi tedavi görmüş, yaklaşık dört ay sahalardan uzak kalmış, dönüşünden sonra başka bir kas problemi yaşamış ve daha sonra ameliyat edilen bölge çevresinde yeniden hafif rahatsızlık bildirilmiş bir futbolcudan söz ediyoruz.
Bütün bunlar kötü bir gelecek öngörüsünün değil, ayrıntılı bir sağlık kontrolünün gerekçesidir. Eğer bugünkü görüntüleme, kuvvet ve performans testleri normal sonuç veriyorsa geçmişteki sakatlık tek başına transferin önünde engel kabul edilmemeli. Ancak böylesine ciddi bir geçmiş varken bu bölgenin standart bir sağlık kontrolüyle geçiştirilmesi de doğru olmaz.
Vlahović dosyasına bakarken doğru yaklaşım korkmak değil, ölçmektir. Çünkü futbolda geçmiş sakatlık bir hüküm değildir; yalnızca hangi soruların daha dikkatli sorulması gerektiğini söyler.