Genel

20 Soruda Yeni Beşiktaş: Nerelerde İyi, Nerelerde Tıkanır

Beşiktaş’ın önümüzdeki dönemde sahaya çıkarabileceği kadroya baktığımızda, uzun zamandır görülmeyen ölçüde farklı özellikleri bir arada barındıran bir takım ihtimali ortaya çıkıyor. Kalede Alexander Nübel, savunmada Michael Murillo, Tiago Djalo, Emirhan Topçu ve Rıdvan Yılmaz; orta…

Beşiktaş’ın önümüzdeki dönemde sahaya çıkarabileceği kadroya baktığımızda, uzun zamandır görülmeyen ölçüde farklı özellikleri bir arada barındıran bir takım ihtimali ortaya çıkıyor. Kalede Alexander Nübel, savunmada Michael Murillo, Tiago Djalo, Emirhan Topçu ve Rıdvan Yılmaz; orta sahada Salih Özcan, Orkun Kökçü ve Fabio Miretti; hücum hattında ise Leandro Trossard, Ernest Poku ve Dusan Vlahovic gibi oyuncuların bir araya geldiği senaryo yalnızca güçlü isimlerden oluşan bir ilk on bir anlamına gelmiyor. Bu kadro aynı zamanda Beşiktaş’ın oyun karakterini tamamen değiştirebilecek bir yapı vaat ediyor.

Ancak iyi oyuncuların bir araya gelmesi kendiliğinden iyi takım yaratmıyor. Özellikle bu kadroda hücum gücü ile savunma güvenliği arasındaki denge son derece hassas. Doğru roller dağıtıldığında rakibini boğan, hızlı oynayan, ceza sahasına çok oyuncuyla giren bir Beşiktaş ortaya çıkabilir. Yanlış kullanıldığında ise takım ikiye bölünebilir ve özellikle top kayıplarında rakiplerine çok geniş alanlar bırakabilir.

Bu nedenle meseleyi oyuncu isimlerinden değil, yirmi temel sorudan hareketle incelemek daha doğru.

1. Bu takımın temel dizilişi ne olur?

Kâğıt üzerinde en mantıklı başlangıç düzeni 4-2-3-1 olacaktır. Salih Özcan ve Orkun Kökçü orta sahanın merkezinde, Fabio Miretti onların önünde, Trossard ve Poku kanatlarda, Vlahovic ise santrforda yer alabilir.

Ancak bu yalnızca maçın başlangıç görüntüsüdür. Beşiktaş topa sahip olduğunda takımın 4-2-3-1 şeklinde kalması beklenmemelidir. Beklerden birinin ileri çıkması, diğerinin savunmaya yaklaşması ve hücum hattında beş farklı koridorun doldurulmasıyla yapı 3-2-5’e dönüşebilir.

Bu dönüşüm gerçekleşirse Beşiktaş hem saha genişliğini kullanabilir hem de rakip savunmanın arasındaki boşlukları daha fazla oyuncuyla tehdit edebilir.

2. Bu kadronun hücumdaki ideal şekli nasıl görünür?

Top Beşiktaş’tayken ideal yerleşimde Rıdvan Yılmaz sol çizgiyi, Trossard sol iç koridoru, Vlahovic merkezi, Miretti sağ iç koridoru ve Poku sağ çizgiyi işgal edebilir.

Orkun ile Salih bu beşlinin arkasında kalır. Emirhan, Djalo ve Murillo ise savunma güvenliğini sağlayan üçlü yapı oluşturur.

Böylece Beşiktaş rakibin savunma hattını yatay olarak genişletirken aynı zamanda savunma ile orta saha arasındaki ceplerde Trossard ve Miretti gibi iki teknik oyuncu bulundurabilir.

Bu yerleşimin temel avantajı, herkesin aynı bölgeye koşmamasıdır.

3. Bu takımın en büyük hücum avantajı nedir?

Oyuncuların birbirinden farklı özelliklere sahip olmasıdır.

Trossard ile Poku aynı tip kanat oyuncuları değildir. Trossard oyunu daha çok kombinasyon, dar alan ve doğru karar üzerinden oynar. Poku ise sürat, savunma arkası koşu ve dikine taşıma konusunda daha etkili bir oyuncudur.

Orkun ile Miretti de birbirinin tekrarı değildir. Orkun oyunun yönünü belirlemeye daha yatkınken Miretti hücum hattıyla orta saha arasındaki bağlantıyı kurmaya ve ceza sahasına geç koşular yapmaya daha uygundur.

Bu farklılık Beşiktaş’ın rakibe göre hücum yöntemini değiştirmesine imkân verir.

4. Sol kanat nasıl çalışır?

Beşiktaş’ın en yaratıcı bölgesi büyük ihtimalle sol taraf olacaktır.

Rıdvan Yılmaz genişliği sağlarken Trossard çizgiden içeri doğru hareket edebilir. Orkun Kökçü de bu ikilinin arkasında pas bağlantısını kurabilir.

Rakip sağ bek Trossard’ı takip ederek içeri girerse Rıdvan çizgide boş kalır. Sağ bek Rıdvan’a çıkarsa Trossard çizgiler arasında top alma imkânı bulur. Rakip orta saha Trossard’a yaklaşırsa Orkun daha rahat pas açısı elde eder.

Bu üçlü, özellikle kapalı savunmalara karşı Beşiktaş’ın en önemli çözüm merkezi olabilir.

5. Sağ kanadın karakteri ne olur?

Sağ taraf daha doğrudan ve daha hızlı oynayabilir.

Ernest Poku’nun temel özelliği açık alanı son derece hızlı kullanmasıdır. Murillo hücuma katılmayı seven bir bek, Miretti ise bu iki oyuncunun arasında bağlantı kurabilecek teknik bir orta saha oyuncusudur.

Miretti iç koridorda top aldığında Poku savunma arkasına koşabilir, Murillo dışarıdan bindirebilir. Rakip bek aynı anda hem Poku’nun hem Murillo’nun hareketini kontrol etmek zorunda kalabilir.

Bu nedenle Beşiktaş’ın iki kanadı aynı futbolu oynamak zorunda değildir. Sol taraf daha fazla pas ve kombinasyon, sağ taraf ise daha fazla koşu ve dikine oyun üretebilir.

6. Fabio Miretti neden bu kadar önemli?

Çünkü Beşiktaş’ın orta sahası ile hücum hattı arasındaki boşluğu doldurabilecek oyuncu profili tam olarak Miretti’dir.

Miretti sürekli topa sahip olmak isteyen klasik bir oyun kurucu değildir. Çizgiler arasında doğru pozisyon alması, kısa kombinasyonlara katılması ve hücum ilerledikçe ceza sahasına koşması onun en değerli özellikleridir.

Orkun oyunu başlatırken Miretti oyunun son bölümüne geçişi sağlayabilir.

Bu görev dağılımı doğru kurulursa iki oyuncu birbirini tamamlar.

7. Orkun Kökçü nerede kullanılmalı?

Orkun’un yalnızca hücumcu orta saha gibi kullanılması bu takımın dengesini bozabilir.

Orkun’un esas görevi oyunun temposunu belirlemek, stoperlerden top almak, yön değiştirmek ve hücumun hangi kanattan gelişeceğine karar vermek olmalıdır.

Ancak top kaybedildiğinde de Salih Özcan’ın yanına yaklaşması gerekir.

Özellikle güçlü rakiplere karşı Orkun’un savunma geçişindeki disiplini Beşiktaş’ın orta sahada sayısal olarak eksik kalmasını engelleyecektir.

8. Salih Özcan neden bu takımın en önemli oyuncularından biri olabilir?

Çünkü takımın geri kalanının büyük bölümü ileri gitmek isteyecektir.

Rıdvan ve Murillo hücuma katılacaktır. Orkun oyun kurmak için öne çıkacaktır. Miretti ceza sahasına yaklaşacaktır. Trossard ve Poku zaten hücum oyuncularıdır.

Bu yapının arkasında kalan alanı kontrol edecek oyuncu Salih olacaktır.

Bu nedenle Salih’in performansı yalnızca kendi istatistikleriyle ölçülemez. Salih merkezde doğru konum alırsa diğer oyuncular daha özgür hareket edebilir. Salih merkezde yalnız bırakılırsa takımın tamamı kırılgan hale gelir.

9. Rıdvan ve Murillo aynı anda hücuma çıkabilir mi?

Sürekli olarak çıkmamalıdır.

Beşiktaş’ın en önemli yapısal kurallarından biri, beklerden biri hücuma katılırken diğerinin geride kalması olmalıdır.

Rıdvan ileri çıktığında Murillo üçüncü stopere yaklaşabilir. Murillo bindirdiğinde Rıdvan daha dengeli kalabilir.

İki bek aynı anda ileri çıkarsa top kaybında Salih’in arkasında yalnızca iki stoper kalır. Bu durumda rakibin hızlı hücumları Beşiktaş’ı çok kolay şekilde açık sahada yakalayabilir.

Bu kadronun hücum potansiyeli zaten yeterince yüksek olduğu için iki beki aynı anda sürekli ileri göndermeye gerek yoktur.

10. Nübel neden bu sistem için önemli?

Çünkü bu takım yüksek savunma çizgisiyle oynamak isteyecektir.

Bu durumda kalecinin yalnızca iyi kurtarış yapması yeterli değildir. Savunmanın arkasındaki boşluğu kontrol etmesi, gerektiğinde ceza sahasından çıkması ve pas oyununa katılması gerekir.

Nübel’in top kullanma becerisi Beşiktaş’ın rakip baskısını aşmasına yardımcı olabilir.

Stoperler açıldığında Nübel bir üçüncü pas seçeneğine dönüşür ve takımın geriden çıkışını kolaylaştırır.

11. Djalo ve Emirhan Topçu ikilisi bu oyun için yeterli olur mu?

Top Beşiktaş’tayken oldukça uyumlu bir ikili olabilir.

İki oyuncu da pasla çıkmaya müsaittir ve oyunu yalnızca uzun toplarla başlatmak zorunda değildir.

Asıl soru top kaybedildiğinde ortaya çıkar.

Beşiktaş savunmasını orta sahaya kadar çıkardığında Djalo ve Emirhan arkalarında geniş alan savunmak zorunda kalacaktır. Bu durumda stoperlerin sürati, pozisyon alma becerisi ve bire bir savunma kalitesi belirleyici olacaktır.

Bu ikilinin başarısı doğrudan takımın ön alan baskısının başarısına bağlıdır.

12. Vlahovic bu takımın oyununu nasıl değiştirir?

Vlahovic yalnızca gol atacak bir santrfor değildir. Rakip savunmanın merkezini meşgul eden sabit bir referans noktasıdır.

İki stoper onunla ilgilenmek zorunda kaldığında Trossard ve Miretti çizgiler arasında daha fazla boşluk bulabilir. Poku savunma arkasına koşabilir. Bekler ceza sahasında gerçek bir hedefe orta yapabilir.

Vlahovic’in varlığı çevresindeki oyuncuların hareket alanını artırır.

Bu nedenle onun etkisini yalnızca gol sayısıyla ölçmek doğru olmaz.

13. Beşiktaş kapalı savunmaları nasıl açabilir?

Bu takımın kapalı savunmalara karşı temel çözümü sürekli orta yapmak olmamalıdır.

Beşiktaş’ın önce rakip savunmayı yatay olarak genişletmesi gerekir. Rıdvan ve Poku geniş bölgelerde kalırken Trossard ve Miretti iç koridorları kullanabilir.

Orkun oyunun yönünü hızlı değiştirebilir. Vlahovic stoperleri merkezde tutabilir.

Rakip savunma bu beş ayrı tehdidi aynı anda kontrol etmek zorunda kaldığında blok içinde küçük boşluklar oluşacaktır.

Asıl amaç bu boşlukları bulmak olmalıdır.

14. Poku kapalı savunmaya karşı sorun yaşar mı?

Yaşayabilir.

Poku’nun en büyük silahı açık alandaki hızıdır. Rakip savunma kendi ceza sahasının önüne yerleştiğinde bu avantajın önemli bir bölümü ortadan kalkar.

Bu nedenle Poku’nun kapalı savunmaya karşı yalnızca çizgide top alıp adam geçmesi beklenmemelidir.

Poku ters direğe koşabilir, savunma arkasındaki kısa mesafeleri kullanabilir ve top diğer kanattayken ceza sahasına ikinci forvet gibi girebilir.

Ancak Beşiktaş’ın bu tür maçlarda yalnızca Poku’nun bire birlerine güvenmesi doğru olmaz.

15. Kapalı savunmaya karşı eksik olan özellik nedir?

Kadronun hâlâ çok güçlü bir bire bir kanat oyuncusuna ihtiyacı olabilir.

Trossard son derece kaliteli bir oyuncudur ancak onun temel özelliği sürekli rakip bek geçmek değildir. Poku hızlıdır ancak daha çok alan bulduğunda etkili olur.

Rakibin on kişiyle ceza sahası çevresine kapandığı maçlarda bazen taktik planın dışına çıkan bir oyuncuya ihtiyaç duyulur.

Topu ayağına alıp doğrudan rakibini geçen, savunmada ekstra bir oyuncuyu üzerine çeken bir kanat seçeneği kulübede çok değerli olabilir.

Bu oyuncunun mutlaka ilk on bir seviyesinde olması gerekmez. Maç çözen bir alternatif olması yeterlidir.

16. Bu takım büyük maçlarda daha mı iyi oynar?

Bazı büyük maçlarda evet.

Çünkü güçlü rakipler Beşiktaş’a karşı tamamen kendi ceza sahasına kapanmayacaktır. Beklerini ileri çıkaracak, stoperlerini orta sahaya yaklaştıracak ve oyunu kazanmak isteyecektir.

Bu da Beşiktaş’ın en tehlikeli oyuncularına alan açar.

Poku savunma arkasına koşabilir. Vlahovic stoperleri geriye sürükleyebilir. Trossard geçiş hücumlarında doğru karar verebilir. Orkun ilk dikey pası atabilir.

Bu nedenle Beşiktaş bazı Avrupa deplasmanlarında Süper Lig’deki düşük blok maçlarından daha rahat hücum edebilir.

17. Büyük maçlardaki en büyük risk nedir?

Orta sahanın fiziksel olarak parçalanmasıdır.

Salih, Orkun ve Miretti teknik açıdan uyumlu bir üçlü olabilir ancak çok güçlü ve atletik rakiplere karşı geniş alan savunmakta zorlanabilir.

Rakip ilk baskıyı kırdığında Salih’in tek başına üç oyuncuyla karşı karşıya kalması ciddi problem yaratır.

Bu nedenle büyük maçlarda Orkun’un Salih’e yaklaşması, beklerin daha kontrollü çıkması ve Miretti’nin savunma görevlerinin artırılması gerekir.

Bazı maçlarda Miretti yerine daha fiziksel bir orta saha tercih edilmesi bile düşünülebilir.

18. Miretti her maçın değişmez oyuncusu olur mu?

Hayır.

Miretti özellikle Beşiktaş’ın topa daha fazla sahip olduğu ve rakibin geri çekildiği maçlarda çok değerli olabilir.

Ancak çok güçlü rakiplere karşı orta sahada daha fazla fiziksel direnç gerekebilir.

Bu durumda Salih’in yanında daha güçlü bir 6 veya 8 numara kullanılabilir, Orkun biraz daha öne çıkarılabilir ve Miretti ikinci yarıda oyuna sokulabilir.

Bu Miretti’nin yetersiz olduğu anlamına gelmez. İyi kadroların özelliği, her maçı aynı on birle oynamaya çalışmamalarıdır.

19. Bu kadronun transferde en çok neye ihtiyacı var?

Birinci ihtiyaç, geniş alan savunabilen atletik bir 6/8 numara olabilir.

Salih’in tek alternatifi veya yanında oynayabilecek, rakip geçişlerini kesebilecek güçlü bir orta saha oyuncusu takımın güvenliğini ciddi biçimde artırır.

İkinci ihtiyaç, kapalı savunmalara karşı bire birde fark yaratabilecek bir kanat oyuncusudur.

Üçüncü ihtiyaç ise savunma çizgisi çok yükseldiğinde geniş alanı koşarak savunabilecek hızlı bir stoper olabilir.

Bu üç profil kadroyu yalnızca daha kaliteli değil, daha farklı maçlara uyum sağlayabilen bir takım haline getirir.

20. Bu Beşiktaş’ın gerçek tavanı nedir?

Doğru kullanılırsa Süper Lig’de şampiyonluk seviyesidir.

Bu kadro teknik kalite, hız, pas oyunu, ceza sahası tehdidi ve hücum çeşitliliği bakımından ligin hemen her rakibine üstünlük kurabilecek özelliklere sahiptir.

Avrupa’da ise takımın seviyesi hücumcularından çok savunma geçişinin ne kadar iyi organize edildiğiyle belirlenecektir.

Beşiktaş top kaybettiğinde beş oyuncusunu topun önünde bırakırsa Avrupa’nın güçlü takımları bu yapıyı cezalandırır. Ancak Salih merkezde kalır, Orkun gerektiğinde ona yaklaşır, beklerden yalnızca biri ileri çıkar ve takım arkada üç artı iki güvenlik yapısını korursa Beşiktaş son derece tehlikeli bir takım haline gelebilir.

Bu kadronun en ilginç yanı da burada yatıyor.

Beşiktaş’ın elindeki potansiyel yalnızca iyi bir ilk on bir kurmak değil. Aynı oyuncu grubuyla farklı rakiplere karşı farklı karakterlerde oynayabilmek mümkün.

Kapalı savunmaya karşı Miretti ve Trossard’ın ara alan oyununu kullanabilir.

Açık oynayan rakibe karşı Poku’nun hızını devreye sokabilir.

Büyük deplasmanda orta sahayı güçlendirebilir.

Rakibini kendi sahasına hapsettiğinde beş hücum koridorunu aynı anda doldurabilir.

Bu takımın başarısını belirleyecek temel soru bu nedenle “Beşiktaş kaç yıldız aldı?” olmayacaktır.

Asıl soru şudur:

Vincenzo Italiano, bu kadar farklı özelliği aynı anda sahada tutarken takımın dengesini koruyabilecek mi?

Bunu başarırsa Beşiktaş yalnızca daha güçlü bir kadroya değil, uzun zamandır olmadığı kadar belirgin bir oyun kimliğine sahip olabilir.