İki kez yakalandı, 90’da çözdü: Galatasaray kalite farkını son anda skora çevirdi
Galatasaray, Osimhen’in 33 dakikalık yüksek etkisine rağmen iki kez yakalandı; üretim kalitesindeki üstünlüğünü, Başakşehir’in 79. dakikada on kişi kalmasının ardından Sara’nın 90. dakika golüyle sonuca çevirdi.
1. Maçın hikâyesi
Galatasaray maça hücum kalitesi açısından daha keskin başladı. Victor Osimhen ilk 16 dakikada dört şut üretti; bunların üçü kaleyi buldu ve 16. dakikadaki golle skor 0-1 oldu. Osimhen’in bu kısa bölümde 0,85 xG ve 1,39 xGOT üretmesi, Galatasaray’ın erken üstünlüğünün merkezinde doğrudan onun bulunduğunu gösteriyor. Ancak 33. dakikada Osimhen çıktı, Barış Alper Yılmaz oyuna girdi ve maçın karakteri değişti. Başakşehir devreyi 0-1 geride kapattıktan sonra ikinci yarıda daha fazla tehdit üretmeye başladı. 66. dakikada Eldor Shomurodov penaltıdan skoru 1-1 yaptı. Galatasaray buna 71. dakikada Lucas Torreira’nın golüyle cevap verdi; Ismail Jakobs asist yaptı. Beş dakika sonra Davinson Sánchez’in kendi kalesine attığı gol skorun yeniden 2-2’ye gelmesine yol açtı. 74. dakikada oyuna giren Umut Bozok’un 79. dakikada kırmızı kart görmesi Başakşehir’i son bölümde on kişi bıraktı. Galatasaray bu sayısal üstünlüğü ancak 90. dakikada Gabriel Sara’nın serbest vuruştan attığı golle skora çevirebildi. Maç sonunda şutlar 12-13, isabetli şutlar 3-6 ve ceza sahası dokunuşları 23-24 gibi yakın görünürken, xGOT’un 1,32’ye 3,26 olması Galatasaray’ın kaleyi bulan denemelerinde çok daha yüksek kalite ürettiğini anlatıyor. Büyük fırsatlar 3-4, kaleci kurtarışları ise 3-2 sonuçlandı; dolayısıyla skor yakın olsa da Galatasaray’ın isabetli şut kalitesi belirgin biçimde daha yüksekti.
2. Maçın kırılma noktası
Maçta birden fazla kırılma anı var, fakat sonuç üzerinde en doğrudan etkili olan bölüm 74 ile 90. dakikalar arasındaki zincir. Başakşehir 66. dakikada penaltıyla 1-1’i bulduktan sonra Galatasaray 71’de Torreira ile yeniden öne geçti. Bu üstünlük yalnızca beş dakika sürdü; 76’da Davinson Sánchez’in kendi kalesine attığı gol skoru 2-2’ye taşıdı. Tam bu noktada maçın dengesi Başakşehir lehine psikolojik olarak dönmüş görünse de, 74’te oyuna giren Umut Bozok 79’da kırmızı kart gördü. Yani Başakşehir skoru eşitledikten yalnızca üç dakika sonra ve yeni girmiş bir oyuncunun kartıyla son bölüme on kişi girdi. Sayısal eksilme hemen gol getirmedi; Galatasaray’ın galibiyet golü 90. dakikada Gabriel Sara’nın serbest vuruşundan geldi. Bu gecikme de önemli: Galatasaray rakibi eksik kaldığı anda maçı çözemedi, fakat oyunu son ana kadar rakip kaleye taşıyabildi. Genel veriler bu gerilimi destekliyor. Galatasaray 13 şutta 6 isabet, 2,12 xG ve 3,26 xGOT üretirken Başakşehir 12 şutta 3 isabet, 1,99 xG ve 1,32 xGOT’ta kaldı. Başakşehir’in xG’sinin 0,79’u penaltıdan geldiği için açık oyun xG’sinde fark daha belirgindi: 0,85’e karşı 1,74. Kırmızı kart, eşit giden son bölümde Galatasaray’ın bu kalite avantajını sonuca çevirebildiği kapıyı açtı.
3. Osimhenli ve Osimhensiz Galatasaray'ın farklı
Osimhen’in 33 dakika sahada kalmasına rağmen maçın hücum verisinde bıraktığı pay çok büyük. Dört şutunun üçü kaleyi buldu; 0,85 xG, 1,39 xGOT ve bir gol üretti. Galatasaray’ın toplam 2,12 xG’sinin yaklaşık yüzde 40’ı yalnızca Osimhen’den geldi. Üstelik takımın toplam 6 isabetli şutunun yarısını tek başına yaptı. İlk 33 dakikada Galatasaray’ın kayıtlı beş şutu vardı: Osimhen’in dört denemesi ve Yunus Akgün’ün bir şutu. Bu beş şutun dördü kaleyi buldu ve toplam xG 0,89’a ulaştı. Osimhen çıktıktan sonra Galatasaray sekiz şut daha üretti ve 1,23 xG oluşturdu; yani üretim tamamen durmadı, hatta toplam hacim devam etti. Fakat bu sekiz şutun yalnızca ikisi isabetliydi ve ikisi de gol oldu: Torreira’nın 71. dakikadaki vuruşu ile Sara’nın 90. dakikadaki serbest vuruşu. Bu ayrım önemli. Osimhen varken Galatasaray daha az zamanda daha sık kaleyi bulan, yüksek tehditli bir bitiriciye sahipti. Osimhen çıktıktan sonra hücum farklı oyunculara dağıldı; Sané iki şutta 0,39 xG üretmesine rağmen kaleyi bulamadı, Barış Alper 57 dakikada bir şut ve 0,05 xG’de kaldı. Buna karşılık Torreira 0,51 xG’lik tek şutunu gole çevirdi, Sara da iki şutta 0,17 xG’den galibiyet golünü çıkardı. Veriler, Osimhensiz bölümde üretimin sürdüğünü ama merkezî bitiricilik yerine daha dağınık bir hücum yapısına dönüldüğünü gösteriyor.
4. Yeni giren oyuncular maça nasıl etki etti
Galatasaray’da en erken değişiklik 33. dakikada geldi: Osimhen çıktı, Barış Alper Yılmaz girdi ve 57 dakika sahada kaldı. Barış Alper beş kez rakip ceza sahasında topla buluştu, bir şut çekti, 0,05 xG üretti ve şutu kaleyi bulmadı. Buna karşılık yer mücadelelerinde 4/5 başarı sağladı ve dört kez faul aldı; yani bitiricilikten çok ikili mücadele ve faul alma tarafında katkı verdi. Devrede Mario Lemina’nın yerine Abdülkerim Bardakcı girdi. Abdülkerim 45 dakikada dört savunma aksiyonu, üç uzaklaştırma ve bir blok yaptı; hücumda da 89. dakikada 0,08 xG’lik bir şut üretti. 68’de Batrakov’un yerine giren Rafael Leão 22 dakikada bir şut, 0,03 xG ve bir başarılı çalım kaydetti; belirleyici son aksiyon ondan gelmedi. 83’te giren Eren Elmalı ve Deniz Gül ise yalnızca yedişer dakika oynadı; hücum istatistikleri gol, asist, şut ve xG açısından sıfır kaldı. Başakşehir tarafında değişikliklerin en çarpıcı etkisi ise olumsuzdu. Saba Kharebashvili ikinci yarıda oyuna girdikten sonra 75’te 0,16 xG’lik isabetli bir şut üretti. Buna karşılık 74’te oyuna giren Umut Bozok, 79’da kırmızı kart görerek yalnızca yaklaşık beş dakika içinde takımını on kişi bıraktı. Sonucun şekillenmesinde yedekten gelenler arasında en güçlü doğrudan etki bu kırmızı kart oldu.
5. Galasataray'da sıkıntı nerede
Galatasaray’ın temel sorunu bu maçta pozisyon üretmekten çok, üstünlüğü oyun kontrolüne dönüştürememesi. Hücum verileri kazanan takımı destekliyor: 13 şut, 6 isabet, 4 büyük fırsat, 24 ceza sahası dokunuşu, 2,12 xG ve 3,26 xGOT. Başakşehir ise 12 şut, 3 isabet, 3 büyük fırsat, 23 ceza sahası dokunuşu, 1,99 xG ve 1,32 xGOT üretti. Ancak Galatasaray iki kez öne geçmesine rağmen skor iki kez eşitlendi. İlk eşitlik penaltıdan geldi; Başakşehir’in 1,99 xG’sinin 0,79’u bu pozisyona ait. İkinci eşitlik ise Davinson Sánchez’in kendi kalesine attığı golle oluştu. Bu nedenle salt toplam xG’ye bakıp savunmanın sürekli açık verdiğini söylemek de doğru olmaz. Yine de rakibin 23 ceza sahası dokunuşuna ve 12 şuta ulaşması, Galatasaray’ın maçı rakip yarı sahada tamamen kilitleyemediğini gösteriyor. Uğurcan Çakır iki kurtarış yaptı ve 1,32 xGOT ile karşılaştı; yani Başakşehir’in kaleyi bulan az sayıdaki şutu tamamen önemsiz değildi. Sonuçta sorun hücum gücü değil: Osimhen çıktıktan sonra bile 1,23 xG üretildi. Sorun, skor avantajı yakalandığında maçı sakinleştirip rakibin geri dönüş ihtimalini yeterince azaltamamak.