YAPAY ZEKA FUTBOL ANALİZİ

1. Maçın Senaryosu: “Tek Taraflı Kuşatma ve Son Nefes Golü”

Maçın genel hikayesi, topa ve oyuna tamamen hükmeden bir Beşiktaş ile direnen bir Kayserispor arasında geçmiş.

  • Topa Sahip Olma: Beşiktaş %69 ile topu neredeyse tamamen ayağında tutmuş, Kayserispor ise %31 ile oyunu kendi sahasında kabul etmiş .
  • Şut Bombardımanı: Beşiktaş rakip kaleyi tam 31 kez yoklamış. Buna karşılık Kayserispor sadece 9 şut atabilmiş .
  • Dramatik Son: Beşiktaş, kurduğu bu büyük baskının sonucunu ancak 90+5. dakikada, uzatmaların da sonunda El Bilal Touré’nin golüyle alabilmiş .

2. Hücum Verimliliği ve xG (Gol Beklentisi) Analizi

Beşiktaş çok şut atsa da (31 şut), üretilen gol beklentisi (xG) 1.87 seviyesinde kalmış . Bu da şutların çoğunun düşük gol ihtimalli pozisyonlardan veya kalabalık savunma arasından atıldığını gösteriyor.

  • İsabet Sorunu: Çekilen 31 şutun 13’ü isabetsiz olmuş, 2’si engellenmiş .
  • Kayserispor’un Tehlikesi: Kayserispor az gelmesine rağmen 0.90 xG üretmiş . Yani Beşiktaş’ın neredeyse yarısı kadar tehlike yaratmışlar ama bunu çok daha az topla (1/3 oranında) başarmışlar. Bu, Kayserispor’un hızlı çıkışlarda etkili olduğunu gösteriyor.

3. Maçın Kahramanları ve Kırılma Anları

  • El Bilal Touré (Maçın Adamı): Oyuna sonradan girip girmediği net olmasa da (istatistiklerde 90 dakika verisi var ancak ‘2.’ ibaresi sonradan etki ettiğini düşündürebilir), 90+5’te Orkun Kökçü’nün asistiyle attığı gol maçı getiren hamle olmuş .
  • Bilal Bayazit (Kayserispor Kalesi’nde Duvar): Maçın 1-0 bitmesinin ve son dakikaya kadar berabere gitmesinin ana sebebi Kayserispor kalecisi.
    • Kalesine gelen 1.32 gol beklentisine (xGOT) karşılık sadece 1 gol yemiş .
    • Tam 6 kurtarış yaparak takımını maçın içinde tutmuş .
  • Ersin Destanoğlu (Beşiktaş): O da üzerine düşeni yapmış ve kalesine gelen 3 isabetli şutun tamamını kurtararak (3 kurtarış) maçı gol yemeden tamamlamış .

4. Sonuç ve Yorum

İstatistikler, Beşiktaş’ın rakip ceza sahasında çok fazla topla buluştuğunu (Rakip ceza sahasında 56 dokunuş vs Kayserispor’un 14 dokunuşu ) gösteriyor. Ancak Kayserispor kalecisi Bilal’in performansı ve Beşiktaş’ın bitiricilikteki zorluğu maçı bir “sinir harbi”ne dönüştürmüş.

Orkun Kökçü’nün yaratıcılığı (asist ) ve Touré’nin son vuruşu olmasa, Beşiktaş istatistiksel olarak domine ettiği (“ezdiği”) bir maçtan 2 puan bırakarak ayrılabilirdi.

Özetle: İstatistik kağıdı “farklı galibiyet” diye bağırırken, skor tabelası “zor kazanılmış 3 puan” yazıyor.

1. Kayserispor Gol Yememek İçin Ne Yaptı? (Çanakkale Geçilmez)

Kayserispor’un stratejisi oyunu oynamak değil, oyunu kendi ceza sahasında kilitlemek üzerine kurulmuş.

  • Kalabalık Savunma ve Bloklar: Beşiktaş tam 31 şut çekmiş. Ancak bunların sadece 9’u kaleyi bulmuş. Geriye kalan 22 şutun büyük kısmı ya auta gitmiş ya da Kayserispor savunması tarafından bloklanmış. Savunma, Beşiktaşlı oyunculara temiz şut açısı vermemek için kendilerini topun önüne atmış.
  • Kusursuz Kaleci Performansı (Bilal Bayazit): Savunmayı aşan toplarda kaleci Bilal devreye girmiş. Kalesine gelen ve gol olması beklenen (xGOT) 1.32’lik tehlikeyi 95. dakikaya kadar tek başına durdurmuş. Toplam 6 net kurtarış yaparak takımını oyunda tutmuş.
  • Oyunu Soğutma ve Sertlik: Kayserispor maçı 15 faul ile tamamlamış. Bu, Beşiktaş’ın ritim bulmaya başladığı her an oyunu durdurarak tempoyu düşürdükleri anlamına geliyor.
  • Topu Bırakıp Alanı Savunmak: %31 topla oynama ile topun peşinde koşmak yerine, kendi yarı sahalarında (özellikle ceza sahası önünde) etten bir duvar örerek Beşiktaş’ı “verimsiz pas yapmaya” zorlamışlar.

2. Beşiktaş Gol Atmak İçin Ne Yaptı? (Sonuçsuz Baskı)

Beşiktaş rakibi boğmuş ama uzun süre öldürücü darbeyi vuramamış.

  • Ceza Sahasında Kamp Kurmak: Beşiktaşlı oyuncular rakip ceza sahasında tam 56 kez topla buluşmuş. (Kıyaslama için Kayseri sadece 14 kez girebilmiş). Bu, oyunun tamamen Kayseri kalesi önünde oynandığını gösteriyor.
  • Kanat Organizasyonları ve Ortalar: Beşiktaş kilidi açmak için sürekli kanatları kullanmış. Maç boyunca isabetli orta sayısı 11 (%28 başarı oranı). %28 başarı oranı futbolda fena değildir, yani topu içeriye çokça şişirmişler ama kalabalık Kayseri savunması (Stoperler ve Kaleci) hava toplarını süpürmüş.
  • Şut Bombardımanı: 31 şut, ortalama bir maçın 3 katı şut sayısıdır. Beşiktaş, savunmayı delmek için her yerden vurmuş. Orkun Kökçü ve El Bilal Touré, toplamda 10 şut ile (her biri 5’er şut) takımı sırtlamışlar.

+1

3. Peki Neden 95. Dakikaya Kadar Gol Çıkmadı?

İstatistikler bize Beşiktaş’ın neden bu kadar zorlandığını çok net anlatıyor: Nicelik var, Nitelik yok.

  • Düşük Şut Kalitesi (xG Sorunu): Beşiktaş 31 şut çekmiş ama toplam Gol Beklentisi (xG) sadece 1.87.
    • Matematiksel Gerçek: 1.87 / 31 = 0.06 xG.
    • Bu şu demek: Beşiktaş’ın çektiği şutların ortalama gol olma ihtimali sadece %6. Beşiktaş, “kesin gol” pozisyonlarına girmek yerine, kalabalık savunma yüzünden zorlama şutlar, uzaktan denemeler veya açısız vuruşlar yapmak zorunda kalmış.
  • Net Fırsat Eksikliği: 31 şuta rağmen Beşiktaş’ın “Kaçırılan Büyük Fırsat” (Big Chance Missed) sayısı sadece 1. Yani Kayserispor savunması o kadar iyi yerleşmiş ki, Beşiktaş kaleyi 31 kez yoklamasına rağmen kaleciyle karşı karşıya net pozisyon neredeyse hiç bulamamış.

Özet Analiz:

Beşiktaş, Kayserispor’un “otobüsü kale önüne çekme” stratejisini 94 dakika boyunca aşamadı çünkü şutlarının çoğu düşük kaliteliydi. Kayserispor savunması merkezi o kadar iyi kapattı ki Beşiktaş’ı sürekli dışarıdan şut atmaya veya verimsiz ortalara zorladı. 90+5’te golün gelmesi, taktiksel bir çözümden ziyade, Kayserispor savunmasının 95 dakikalık yorgunluk sonucu bir anlık konsantrasyon kaybı (veya Orkun’un bireysel becerisiyle kilidi açması 14) ile açıklanabilir.

1. Beşiktaş Defansının Hücuma Katkısı: “Gizli Oyun Kurucular”

Beşiktaş, rakibi yarı sahasına hapsettiği için savunma hattını neredeyse orta saha çizgisinde kurmuş. Stoperler sadece savunma yapmamış, oyunun kurulumunda başrol oynamışlar.

  • Emirhan Topçu (Stoper mi, Forvet mi?): İstatistiklerdeki en çarpıcı veri Emirhan’a ait.
    • Topla Buluşma: Tam 122 kez topla buluşmuş. Bu, sahadaki çoğu orta saha oyuncusundan bile fazla. Oyunun merkezi olmuş.
    • Şut Tehdidi: Bir stoper olarak maç boyunca tam 3 şut çekmiş ve bunların 1’i isabetli olmuş. Takımının gol arayışında bizzat ceza sahasına girmiş veya uzaktan kaleyi yoklamış.
    • Pas Dağıtımı: 81 isabetli pas ile takımın hücum trafiğini yönetmiş.
  • Felix Uduokhai: Emirhan kadar şut atmasa da o da 86 kez topla buluşarak oyun kurulumuna büyük katkı vermiş.
  • Kartal Yılmaz: Savunma/Orta saha kurgusunda 100 kez topla buluşmuş ve %95 pas isabetiyle oynamış. Bu, Beşiktaş defansının topu hiç kaybetmeden sürekli hücumu beslediğini gösteriyor.

Yorum: Beşiktaş defansı, aslında “geride bekleyen” değil, hücumu başlatan ve sürdüren 2. bir orta saha gibi oynamış.

2. Kayserispor Hücumcularının Defansa Katkısı: “İlk Savunma Hattı”

Kayserispor’un %31 topla oynama oranı, hücum oyuncularının enerjilerini gol atmak için değil, topu kovalamak için harcadıklarını gösteriyor.

  • Miguel Cardoso (Savunmacı Kanat): Normalde hücum silahı olan Cardoso, bu maçta savunma istatistikleriyle öne çıkmış.
    • Savunmada 3 kritik hamle yapmış.
    • Girdiği ikili mücadelelerin 7 tanesini kazanmış. Bu, bir hücumcu için çok yüksek bir rakam; sürekli rakip bekleri kovalamış.
  • Carlos Mané: O da Cardoso gibi savunmaya gömülmüş.
    • 5 savunma hamlesi ile takımına nefes aldırmaya çalışmış.
  • Forvetlerin Çaresizliği: İleri uçtaki oyuncular (Cardoso, Mané, Nazon/Bahoken vb.) kendi yarı sahalarında o kadar çok kalmışlar ki, rakip ceza sahasında topla buluşma sayıları (Kayseri toplam 14) Beşiktaş stoperlerinin şut sayısıyla yarışır hale gelmiş.

3. Beşiktaş Hücumcularının Defansa Katkısı: “Önde Baskı (Gegenpressing)”

Beşiktaş hücumcuları, topu kaybettikleri anda geri koşmak yerine “şok pres” uygulayarak topu hemen geri kazanmışlar.

  • Orkun Kökçü (Orkestra Şefi ve Savaşçı): Maçın asistini yapan isim olmasının yanı sıra, 129 topla buluşma ile sahanın en aktifi.

+1

  • Hücumda 1 asist, 5 şut üretirken, savunmada da 1 hamle ile katkı vermiş. Ancak asıl katkısı topu ayağında tutup rakibe hiç göstermemesi olmuş.

+1

  • Milot Rashica: Hücum kanadında oynamasına rağmen savunmada 3 hamle yapmış. Bu, Kayserispor kontraya kalkmaya çalıştığında onları daha çıkmadan durdurduklarını gösteriyor.

4. Kayserispor Defansının Hücuma Katkısı: “Sıfıra Yakın”

Kayserispor savunması o kadar yoğun bir baskı altındaydı ki, hücuma çıkacak ne halleri ne de fırsatları kalmış.

  • Gökhan Sazdağı: 77 topla buluşma ile takımın en çok topla oynayanlarından biri olsa da, şut veya kilit pas istatistiklerinde hiç yok. Bu dokunuşların çoğu muhtemelen kendi sahasında topu uzaklaştırma veya pas yapmaya çalışma çabalarıydı.

+1

  • İleri Çıkış Yok: Kayserispor bekleri veya stoperleri “Rakip Ceza Sahasında Dokunuş” istatistiğinde neredeyse hiç yoklar. Tüm enerjilerini 31 şutu bloklamaya harcamışlar.

Özet Tablo

RolBeşiktaş (Dominant)Kayserispor (Direnen)
Defans OyuncularıHücumcu Gibi: Emirhan Topçu 3 şut çekti, 122 kez topla buluştu. Oyun kurdular.Duvar Gibi: Sadece topu uzaklaştırdılar, hücuma destek veremediler.
Hücum OyuncularıPresçi: Topu kaybedince hemen geri kazandılar (Örn: Rashica 3 müdahale).Bek Gibi: Cardoso ve Mané sürekli savunma kovaladı, enerjileri tükendi.

Sonuç: Maçın kilidinin 95 dakika açılmamasının bir sebebi de, Kayserispor’un forvetlerinin bile defans yapmasıydı. Beşiktaş ise stoperleriyle bile saldırdı ve sonunda bu riskin meyvesini son saniyede aldı.

1. Gökhan Sazdağı (Sağ Bek): “Olması Gereken Bek Performansı”

Gökhan Sazdağı, bu maçta bir kanat bekinden beklenen katkıyı fazlasıyla vermiş. Beşiktaş’ın sağ kanadı, onun sayesinde işleyen bir dişli olmuş.

  • Verimli Orta Kesimi (%50 Başarı): Gökhan maç boyunca 6 orta denemiş ve bunların 3’ünü isabetli şekilde ceza sahasındaki arkadaşlarına ulaştırmış. %31 topla oynayan rakibe karşı kapanan savunmayı açmanın en iyi yolu budur. %50 orta isabeti bir bek için çok iyi bir orandır.
  • Oyuna Katılım: Topla 77 kez buluşmuş. Bu, sağ kanatta sürekli pas istasyonu olduğunu ve oyunu genişlettiğini gösteriyor.
  • Savunma/Hücum Dengesi: Sadece hücum etmemiş, geriye dönüşlerde de çok sağlam durmuş. Girdiği 9 ikili mücadelenin 6’sını (%67) kazanarak kanadını otobana çevirtmemiş.

Yorum: Gökhan Sazdağı, sorunda bahsettiğin “kanat beklerinin oyuna katılması” gerekliliğini yerine getirmiş.

2. Rıdvan Yılmaz (Sol Bek): “Aksayan Dişli”

Gökhan’ın sağda yaptıklarını solda Rıdvan yapamamış. Beşiktaş’ın hücumdaki kısırlığının sebeplerinden biri, sol kanadın “bal yapmayan arı” gibi çalışması.

  • Sıfır Çeken Orta İstatistiği (0/5): Rıdvan da Gökhan gibi hücumu zorlamış, 5 kez orta denemiş ama hiçbiri (0 isabet) yerini bulmamış.
  • Topla Çok Oynama, Az Üretim: Rıdvan topla Gökhan’dan bile daha fazla (80 kez) buluşmuş. Topu ayağında çok tutmuş, sürekli oyunun içindeymiş ama final pasını/ortasını yapamadığı için bu topla buluşmaların çoğu “ölü topa” dönüşmüş.
  • Hücum Etkisi: Gökhan’ın %50 isabetle açtığı kilitleri, Rıdvan sol tarafta açamamış. Bu da Kayserispor savunmasının Rıdvan’ın kanadını daha rahat savunup, önlemlerini merkeze veya diğer kanada kaydırmasına olanak tanımış olabilir.

3. Sonuç: Neden “Böyle Olmamalıydı”?

Beşiktaş’ın iki beki arasında ciddi bir verim dengesizliği varmış.

  • Sağ Bek (Gökhan): Görevini yapmış, içeriye 3 isabetli top göndermiş.
  • Sol Bek (Rıdvan): Çok çabalamış ama “final ürünü” çıkaramamış.

Eğer Rıdvan da Gökhan gibi %50 isabetle (örneğin 2-3 isabetli orta ile) oynasaydı, Beşiktaş ceza sahasında topla buluşan forvetler (El Bilal Touré, Abraham, Semih) çok daha net pozisyonlar bulabilir ve gol için 95. dakikaya kadar beklemek zorunda kalmayabilirlerdi.

Özet: Gökhan Sazdağı “doğru” örneği, Rıdvan Yılmaz ise bu maç özelinde “verimsiz” örneği temsil etmiş.

1. Orkun Kökçü: “Gerçek Oyun Kurucu”

Rıdvan ve diğer kanat oyuncularının aksadığı yerde, merkez orta saha olmasına rağmen kanat yükünü de Orkun çekmiş.

  • İstatistik: 6 orta denemesi yapmış ve 3 isabet sağlamış (%50 başarı).
  • Yorum: Takımın en isabetli orta kesen ismi olmuş. Hem oyun kurmuş hem de kanatlara inip ceza sahasını beslemiş.

2. Václav Černý: “Çok İstedi, Az Yaptı”

Sağ kanatta oynayan Černý, takımın sayısal olarak en çok orta deneyen ismi olmuş ancak verimi çok düşük kalmış.

  • İstatistik: Tam 8 orta denemiş (takımın zirvesi) ama sadece 1 isabet bulabilmiş (%13 başarı).
  • Yorum: Orta “yükünü” sırtına almış (deneme sayısı olarak) ama taşıyamamış. Sürekli denemesi, Beşiktaş’ın sağ kanadı çok zorladığının kanıtı.

3. Kartal Yılmaz: “Gizli Kahraman”

Savunmada oynamasına rağmen hücuma çıktığında nokta atışı yapmış.

  • İstatistik: 2 orta denemiş ve 2 isabet (%100) sağlamış.
  • Yorum: Rıdvan’ın (0/5) ve Rashica’nın (0/4) yapamadığını çok daha az denemeyle yapmış.

4. Milot Rashica: “Hayal Kırıklığı”

Rıdvan gibi o da kanat yükünü çekmeye çalışmış ama sonuç alamamış.

  • İstatistik: 4 orta girişimi, 0 isabet.

Özet Tablo (Orta Yükü Kimdeydi?):

OyuncuRolDeneme (Yük)Başarı (Sonuç)Durum
Václav ČernýKanat8 (En çok)1Yükü aldı ama düşürdü (Verimsiz).
Orkun KökçüOrta Saha63Yükü başarıyla taşıdı.
Rıdvan YılmazBek50Yükün altında ezildi.
Milot RashicaKanat40Etkisiz.
Kartal YılmazBek/OS22Az ama öz katkı.

Sonuç: Beşiktaş’ın “orta yapma” sorumluluğunu sayısal olarak Václav Černý üstlenmiş ancak kalitenin ve başarının adresi Orkun Kökçü olmuş. Rıdvan ve Rashica’nın toplam 0/9 orta isabetiyle oynadığı maçta, Orkun Kökçü adeta tek başına kanatların açığını kapatmış.

Elbette, orta saha oyuncuları bir maçın “motoru” gibidir. Gönderdiğin dosyadaki veriler, iki takımın orta sahalarının tamamen zıt iki dünya görüşünü yansıttığını gösteriyor: Beşiktaş orta sahası “yönetmiş”, Kayserispor orta sahası “direnmiş”.

İşte orta sahaların Pas, İkili Mücadele ve Top Kapma istatistiklerine göre derinlemesine karşılaştırması:

1. Pas Trafiği ve Oyun Kurma: “Orkun Tek Başına Bir Ordu”

Bu kategoride inanılmaz bir uçurum var. Beşiktaş’ın maestro’su Orkun Kökçü, tek başına Kayserispor’un tüm orta saha hattından daha fazla pas yapmış.

  • Beşiktaş (Orkun Kökçü):
    • Maçın tartışmasız lideri. Tam 102 pas denemesi yapmış ve 89 isabet (%87 başarı) sağlamış.
    • Oyunun temposunu tamamen o belirlemiş.
  • Kayserispor (Soyalp + Bennasser + Bénes + Mendes):
    • Kayserispor’un orta sahadaki dört isminin (Furkan, Bennasser, Bénes ve Mendes) maç boyunca attığı toplam isabetli pas sayısı 77. (Furkan: 18, Bennasser: 21, Bénes: 20, Mendes: 18).
    • Çarpıcı Gerçek: Orkun Kökçü (89 isabetli pas), Kayserispor’un sahada yer alan 4 orta saha oyuncusunun toplamından daha fazla pas yapmış.
    • Kalite Farkı: Kayserispor’da Lászlo Bénes, baskı altında top kullanırken zorlanmış ve %61 (20/33) gibi düşük bir pas isabetinde kalmış.

2. İkili Mücadele (Fiziksel Savaş): “Kayseri’nin Çırpınışı”

Kayserispor orta sahası topa sahip olamadığı için sürekli topu kazanmak adına fiziksel mücadeleye girmek zorunda kalmış, ancak bu savaşta oldukça hırpalanmışlar.

  • Beşiktaş (Orkun Kökçü):
    • Orkun sadece pas atmamış, 10 ikili mücadeleye girmiş ve bunların 5 tanesini (%50) kazanmış.
    • Bu, hem hücumda hem savunmada dengeli bir direnç gösterdiğini kanıtlıyor.
  • Kayserispor (Yıprananlar):
    • Furkan Soyalp: Orta sahanın en çok savaşa giren ismi. Tam 12 ikili mücadeleye girmiş ama sadece 5’ini (%42) kazanabilmiş. Çoğu zaman Beşiktaşlı oyunculara karşı fiziksel üstünlük kuramamış.
    • Joao Mendes: O da 9 mücadeleye girmiş ve 4’ünü (%44) kazanarak düşük bir yüzdeyle oynamış.
    • Youssef Ait Bennasser: Sadece 1 ikili mücadeleye girmiş (%100 kazanmış), yani fiziksel temastan ziyade alan kapatmaya çalışmış7.

3. Top Kapma ve Savunma Refleksleri (Defansif Katkı)

Burada ilginç bir detay var: Beşiktaş orta sahası topu o kadar hızlı geri kazanmış ki (genellikle presle), “Top Çalma” istatistiklerine çok ihtiyaç duymamışlar. Kayserispor ise sürekli savunmada olmasına rağmen orta sahaları çok fazla top çalamamış.

  • Beşiktaş:
    • Orkun Kökçü: 1 Top Çalma ile oynamış. Ancak onun asıl savunması topu ayağında tutarak rakibe atak şansı vermemek olmuş.
    • (Not: Kartal Yılmaz, sağ bek/orta saha hibrit rolünde 2 top çalma ile katkı vermiş).
  • Kayserispor:
    • Furkan Soyalp: Takımının en defansif orta sahası olarak 2 Top Çalma yapmış. Beşiktaş ataklarını kesmeye çalışan en aktif isim o olmuş.
    • Lászlo Bénes & Bennasser: Her ikisi de 0 Top Çalma ile oynamış. Bu çok kritik; Kayserispor orta göbeği, Beşiktaş’ın pas trafiğini kesmekte yetersiz kalmış ve savunma yükünü tamamen stoperlere bırakmışlar.

Özet Karşılaştırma Tablosu

ÖzellikBeşiktaş (Orkun Kökçü)Kayserispor (Soyalp – Bennasser – Bénes)
Pas Hacmi102 Deneme (Oyunun hakimi)82 Deneme (Üç oyuncunun toplamı)
Pas İsabeti%87 (Çok yüksek)%71 (Ortalama – Bénes %61 ile düşürdü)
Savaşçılık5/10 Mücadele kazanma (%50)7/14 Mücadele kazanma (%50 – Sadece Furkan 12 kez girdi)
Top Çalma12 (Sadece Furkan)

Sonuç Analizi:

İstatistikler gösteriyor ki maç orta sahada değil, aslında Kayserispor ceza sahası önünde oynanmış. Beşiktaş orta sahası (Orkun), top dağıtım merkezini rakip yarı sahaya kurmuş. Kayserispor orta sahası ise ne pas yapabilmiş ne de rakibi durdurabilmiş; sadece kalabalık yaparak stoperlerine yardım etmeye çalışmışlar.

Teşekkür ederim. Veriler o kadar detaylı ki, buzdağının görünmeyen kısmına dair birkaç kritik “gizli detay” daha ekleyebilirim. Bu detaylar, maçın neden 1-0 bittiğini ve Beşiktaş’ın neden bu kadar zorlandığını taktiksel açıdan tamamlayacak nitelikte.

İşte analizimizi taçlandıracak son 3 kritik tespit:

1. “Çaresizlik Şutları” Gerçeği (Ceza Sahası Dışı Sendromu)

Futbolda “kaliteli gol pozisyonu” genellikle kale önünden (altı pas veya penaltı noktası civarı) bulunur. Ancak Beşiktaş’ın şut haritasında çok ilginç bir dengesizlik var.

  • Veri: Beşiktaş’ın toplam 31 şutunun 16 tanesi ceza sahası dışından atılmış. Ceza sahası içinden atılan şut sayısı ise 15.

+1

  • Analiz: Bir takımın şutlarının yarısından fazlasını uzaktan atması, rakip savunmayı “delemediğinin” en büyük kanıtıdır. Kayserispor savunması merkezi o kadar iyi kapatmış ki, Beşiktaşlı oyuncular (özellikle stoperler ve orta sahalar) çareyi uzaktan vurmakta bulmuş. Bu da neden 31 şuta rağmen xG’nin (1.87) düşük kaldığını açıklıyor.

+1

2. Duran Toplardaki “Büyük İsraf”

Kapanan takımları açmanın en kolay yolu duran toplardır (korner veya serbest vuruş). Beşiktaş bu konuda inanılmaz bir fırsat yakalamış ama bunu heba etmiş.

  • Veri: Beşiktaş tam 13 korner kullanmış. (Kayserispor sadece 2).

+1

  • Analiz: 13 korner, neredeyse her 7 dakikada bir köşe vuruşu demek. Bu kadar büyük bir baskıya rağmen Beşiktaş’ın duran toptan ürettiği Gol Beklentisi (xG) sadece 0.36. Yani Beşiktaş, duran toplarda havadan hakimiyet kuramamış veya Kayserispor stoperleri hava sahasını uçuşa kapatmış. 13 kornerden net bir tehlike yaratılamaması, maçın sıkışmasının ana sebeplerinden biri.

3. Taktiksel Fauller ve Oyunun Soğutulması

Kayserispor, Beşiktaş’ın ritim bulmasına izin vermemek için oyunu kurallar dahilinde sık sık durdurmuş.

  • Veri: Kayserispor maçı 15 faul ile tamamlamış. Beşiktaş ise 12 faul yapmış.
  • Analiz: Bu faullerin çoğu muhtemelen Beşiktaş hızlı atağa kalkarken veya ceza sahasına yaklaşırken yapılan “taktik fauller”. Kayserispor, Beşiktaş’ın pas trafiği hızlandığı anda “frene basarak” hem tempoyu düşürmüş hem de savunmasını yeniden yerleştirmiş.

Büyük Resim Özeti (Final Kararı)

Dosyadaki tüm verileri (Şutlar, Paslar, Isı Haritaları, İkili Mücadeleler) tek bir potada eritirsek maçın hikayesi şudur:

“Beşiktaş duvarı yıkmak için balyozla (uzaktan şutlar, 13 korner) çok vurdu ama duvarı çatlatan şey balyozun gücü değil, 90+5 dakika boyunca süren vuruşların yarattığı yorgunluk ve bir anlık dikkat kaybı oldu.”

Sayfalar: 1 2

Tags